Araba Sevdası Özeti

Araba Sevdası Özeti – Recaizade Mahmut EKREM

romanında, Avrupa’da ortaya çıkan gelişmeler Türk toplumuna on dokuzuncu yüzyılın ortasında gelmeye başlamıştı. Türk toplumu da bu gelişmelerden etkilenmeye başlamış ve bu çok hızlı olmuştu. Bu duruma o zamanlar “alafrangalaşmak” deniyordu. Roman kahramanı Bihruz Bey de “alafrangalaşmak” etkisinden hemen etkilenmiştir.

Araba Sevdası Özeti
Sevdası

Paşanın Oğlu Bihruz Bey

Varlıklı, sözü dinlenen bir Osmanlı Paşasının oğludur. Paşa çocuğu olmanın etkisiyle nimet içinde büyümüş ve şımartılmıştır. Yeterli eğitim ve öğretim görmemiştir.  O döneme dair en nemli kazancı öğretmenlerinden öğrendiği yarım yamalak Fransızcasıdır.

Başını gözünü feda ederek kullandığı bu dille konuşmayı, konuşamazsa içeriğine Türkçe kelimeler katmayı veya Türkçe içerisine Fransızca kelimeler katmayı bir incelik olarak görüyordu.

Savruk Bir Hayat

Babasından sonra Bihruz Bey önemli bir servetin sahibi olur. Araba Sevdası, Annesi Bihruz Bey’i çok sevmekte ve her şeyi hoş görmektedir. Bundan cesaret alan Bihruz Bey hesap kitabı olmayan bir hayat yaşamaktadır. Özel tutulan öğretmenleri evden uzaklaştırır ve gecesini gündüzünü gezmeye, tozmaya, eğlenmeye ayırır.

Varlıklı kimseler o zamanlarda gösterişli arabalara sahip olurlardı. Koşumları güzel, gösterişli, pırıl pırıl parlayan özel faytonlardı bunlar. Araba Sevdası Bihruz Bey’i de etkiler. Bihruz Bey keyfini sürmek ve kendini göstermek için bu tip arabalardan bir tane edinir. En büyük zevki bu arabaya binerek gezinti yerlerinde gezerek tabiri caizse caka satmaktır.

Kendisine kalan mirasla eğlence yerlerinin müdavimi olmuş, annesinin nasihatleri de bir kulağından girip öbüründen çıkmaktadır. Servetini har vurup harman savurma şeklinde bir hayat yaşamaktadır.

 

Periveş Hatun

Böyle eğlenceden eğlenceye koşarken o zamanın gözde gezinti yeri olan Çamlıca’ya çıkmıştır. Orada genç, güzel ve alımlı bir kadınla karşılaşmıştır. Bu kadın Bihruz Bey’i etkilemiştir ve birkaç görüşmeden sonra ona âşık olmuştur. Birkaç görüşmeden sonra kadının adının “Periveş” olduğunu öğrenir.

Periveş piyasa malı olan, normal bir kadındır. Ancak Bihruz Bey onu kafasından çok büyütmüş ve soylu bir ailenin seçkin kızı olarak hayal etmeye başlamıştır. Başka bir görüşmede ise Bihruz Bey, Periveş’in bindiği arabaya sağdan soldan aşırılmış aşk şiiri mektubu atmıştı.

 

Tekrar Görüşemezler

Arabaya fırlattığı aşk mektubundan sonra bir daha Periveş’i göremez. Ne kadar arayıp sorsa da herhangi bir haber alamaz. Bihruz Bey üzüntülü bir şekilde yanıp tutuşmaya başlamıştır.

 

Bu durumu bilen Keşfi isimli bir adam sevgilisini bulmak vaadi ile Bihruz Bey’e yardımcı olma vaadinde bulunur. Ancak içten içe onunla dalga geçmektedir. Bir gün Periveş Hanım genç yaşında ölmüştür diye bir haber getirir. Bu haber genç adamı son derece olumsuz şekilde etkilemiştir. Ayrıca zihnini bazı kötü şeyler meşgul etmeye başlamıştır. Genç kadının arabasına attığı şiir mektubunun bir kısmında ahlak dışı şeyler olduğunu öğrenir. Kendi kendisini suçlamaya başlamıştır. Acaba bir daha görememesinde ve genç yaşında ölmesinde kendisinin suçu olup olmadığını sorgulamaya başlar.

 

Romantizm genç aşığın damarlarında dolaşmaktadır. Tek amacı Periveş’in mezarını bulmak ve üstüne kapanarak dakikalarca ağlamak ve onun ruhundan affedilmesini dilemektir.

Uzun ve elemli zamanlar geride kalmıştır. Dertli ve üzgün bir halde olan Bihruz Bey o günkü eğlence mekanlarından biri olan Şehzadebaşı’nda dolaşmaktadır. Birden Periveş’in tıpatıp benzeyen bir kadın görür. Genç aşık Periveş’in öldüğünü söylemiştir ancak onun bir ablası olduğunu da eklemiştir. Bu yüzden bu kadını Periveş’in ablası zanneder ve ardına takılır.

Periveş’le Tekrar Karşılaşmıştı

Halbuki gördüğü Periveş’in ta kendisidir.dar bir sokak aralığında tüm cesaretini toplayan Bihruz Bey, kadına yaklaşarak ondan ölen küçük kardeşinin mezarının nerde olduğunu sorar. Kadın önce bişey anlamaz çünkü Bihruz Beyi unutmuştur. Uzun uzun açıklamalardan sonra olayı hatırlar. Kadın ölen falan olmadığını ve kendisinin Periveş olduğunu açıklar. Zor durumda kalan genç adam olayı düzeltmeye çalışır ve ona göre seçerek konuşmaya başlar. Karşısındaki kadın ise piyasa kadını olduğundan sabrı tükenmiş ve genç adamla dalga geçmeye başlamıştır. Periveş’in yanındaki yaşlıca kadın Bihruz Bey’e “hadi git işine oğlum diyerek” onu açık açık kovmuştur.

 

Zor durumda kalan Bihruz Bey karşıdan gelen bir arabaya fırsatını bularak binmeyi başarmıştır. Oradan uzaklaşırken iki kadının şuh şekilde kahkahalarını duyuyordu.

Araba Sevdasında, Bihruz bey artık bazı şeylerin farkına varmış ve hayatın böyle olmadığını anlamıştır. Parasını har vurup harman savurmasının acısı artık kendisini rahatsız etmeye başlamış ve gerçeklerle yüzleşmeye başlamıştır.

 

Diğer eserleri okumak için Tıklayınız.

Satın almak için Tıklayınız.

Be Sociable, Share!
  • more - Araba Sevdası Özeti - Recaizade Mahmut EKREM

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir